Kültürümüze darbe vuruldu

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı  Öğretim üyesi Prof. Dr. Erol Parlak Türk halkının yıllarca öz kültüründen uzak bırakıldığını ve bu nedenle kendisine yabancılaştığını söyledi.  Parlak, Halk Müziğinin içinde tarih, gelenek ve kültür bulunduğunu belirterek “Bu kültür binlerce yıllık bir birikim. Kolay kolay yok edemezsiniz” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı  Öğretim üyesi Prof. Dr. Erol Parlak darbeler nedeniyle Türk halkının yıllarca öz kültüründen uzak bırakıldığını ve bu nedenle kendisine yabancılaştığını söyledi.

Kültür Sanat Muhabirleri Derneğinin  Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla İstanbul’da düzenlediği “Kültür Sanat buluşmaları” nın konuğu İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Erol Parlak  Parlak oldu. Türk Halk Müziğinin büyük ustası Neşet Ertaş’ın sanat hayatını anlattığı “Bir Garip Bülbül Neşet Ertaş” kitabının da yazarı olan  Erol Parlak  Halk müziğinin içinde binlerce yıllık tarih, kültür  ve gelenek bulunduğunu kaydederek “Bu kültür binlerce yıllık bir birikim. Kolay kolay yok edemezsiniz” dedi.

Türkiye’de sazın bazı kesimlerce hala “günah” olarak değerlendirildiğini anlatan Prof. Parlak şunları söyledi; “Saz Türk halkının öz çalgısıdır. Ne yazık ki hala sazın günah, Türkü söylemenin haram olduğuna inanan büyük bir kesim var ülkemizde. Saz çalmanın günah olduğuna yönelik dinimizde hiçbir şey yok. Ama insanlarımıza  bu böyle anlatılmıyor. Öz kültürü saz olan bir ülkede okullarda çocuklarımıza yıllarca mandolin  öğretildi. Ama kod’lar öyle sağlam ki en küçük bir rüzgarda bile canlanıyor. Neşet Ertaş da bu kültürün önemli temsilcilerinden biriydi ” diye konuştu.

HALK MÜZİĞİNİ NEŞET ERTAŞ İTİBARLI HALE GETİRDİ

Neşet Ertaş’ın hayatını ve sanat anlayışını irdelediği iki ciltlik bir de kitap yazan Prof. Parlak, Türkiye’de halk müziği sanatçılarına yıllarca değer verilmediğini bunlardan birisinin de Neşet Ertaş olduğunu söyledi.

Ertaş’ın  yıllarca küçümsendiğini, horlandığını kaydeden Parlak “Ama o yılmadı. Hiç bir karşılık beklemeden söyledi. O bir gönül Veli’siydi. Bunu anlayamadık. İnsanlığa büyük hizmet verdi. Gönülden gönüle köprüler kurdu ve gitti. Neşet Ertaş Rızasız lokma yemeyen, harama el sürmeyen, bir ozandı. Küstürdükleri için Almanya’ya gitmişti. Bir gün Türkiye’ye ne zaman döneceksin diye sordum. O kadar kırılmıştı ki “Yönümü bile dönmem” demişti. Ama, öldü diye haberler yapılınca ölmediğini kanıtlamak için Türkiye’ye geldi ve bir daha dönmedi. Çıktığı televizyon programları izlenme rekorları kırdı. Ve Neşet Ertaş bu ülkede Halk müziğini  yeniden itibarlı hale getirdi” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Erol Parlak program sonunda kendi sazı ve sözüyle Neşet Ertaş Türkülerini seslendirdi. Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından Kültür ve sanatımıza katkılarından dolayı Erol Parlak’a plaket takdim edildi.