AK Parti’den şehrim 2023 projesi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Kültür Sanat Muhabirleri derneğinin organizasyonunda Kültür Sanat Muhabirleriyle bir araya geldi.  AK Parti Çevre, Şehir ve Kültür Başkanlığının bir yıl içerisinde önemli işlere imza attığını belirten Karaaslan, kazanımlar, kültür zemininde yükselmezse başarıya ulaşılamayacağının farkında olduklarını söyledi. Kadın, çocuk, çevre, engelli ve kültür sanat dostu şehirlerle ilgili çalışma başlattıklarını ifade eden Karaaslan, bunun yanı sıra tüm sanat dallarından temsilcilerin yer alacağı bir sanat komisyonu da kuracaklarını aktardı.

Karaaslan, “Belki ilk kez bir siyasi parti çatısı altında sanata, sanatçıya bu kadar temas edecek bir çalışmayı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde inşallah Sayın Başbakanımızı sanatçılarla buluşturacağız. Bu gerçekten önemli bir buluşma.” diye konuştu.

Bu buluşmaları sık sık yapmayı planladıklarına işaret eden Karaaslan, tarihin henüz netleşmediğini, programa sanatın tüm dallarından sanatçıların çağrılmasının planlandığını bildirdi. Türkiye’nin Anadolu coğrafyası ile sınırlı olmayan bir kültürel birikime sahip olduğunu vurgulayan Karaaslan, şöyle devam etti: “Coğrafyamızda çok büyük acılar yaşanıyor. Bugün Palmira Antik Kenti’ne saldıran DEAŞ neyse Diyarbakır Suriçi’ne saldıran PKK da aynı zihniyete sahip. Aslında sadece vatandaşlarımızı, canımızı, ciğerimizi alarak değil aynı zamanda tarihi eserlerimize zarar vererek, onları yakarak, yıkarak, 4 ayaklı minarenin ayaklarını kurşunlayarak da bu kardeşlik bağlarını zedelemeye yönelik bir çaba var. Bunu koparmak mümkün değil.”

Karaaslan, Suriçi’ne ilişkin Kültür ve Turizm ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının eş güdümlü yürüttüğü bir çalışma yapılacağını dile getirdi.

Şehirlerdeki dikey yapılaşmaya ilişkin çalışma yapıp yapmadıklarına dair bir soru üzerine Karaaslan, bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşunu önemsediklerini ve konuyu bütün olarak ele alan bir çalışma yürüteceklerini anlattı. Şehircilik şurasının önemli başlıklarından birinin de bu konu olduğuna vurgu yapan Karaaslan, sorunların bir anda düzelmeyeceğinin altını çizdi.

Dikey yapılaşma sorununu anlamak için 15 yıl önceye bakmak gerektiğini, gecekondularla çepeçevre sarılmış şehirlerde yaşandığını, İstanbul’da çöp dağları bulunduğunu hatırlatan Karaaslan, Türkiye’de geçmişten, medeniyetten beslenen ama geleceğe referans oluşturabilecek yeni bir mimarı anlayışına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Ulus Bentderesi’ndeki Roma dönemine ait antik tiyatronun tarihi dokusuna zarar verildiğinin belirtilmesi ve bu konuda bir önlem alınıp alınmayacağının sorulması üzerine Karaaslan, bu konuda ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.

“Şehrim 2023” başlatılacak

Kültür sanat dostu şehirler çalışmasının detaylarına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Karaaslan, her şehir için özel çalışması yapılması gerektiğini ifade etti. Kültür ve Turizm ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarının çalışma yaptığını dile getiren Karaaslan, “Biz de AK Parti Çevre, Şehir ve Kültür Başkanlığı olarak 81 ilde gerçekleştireceğimiz ‘Şehrim 2023’ çalışmasını başlatacağız.” dedi.

Karaaslan, çalışmayla 81 ildeki paydaşlarla bir araya gelerek olmazsa olmazları konuşacaklarını ve şehir meydanlarında oluşturulacak noktalarda anketlerle halka nasıl bir şehirde yaşamayı hayal ettiklerini soracaklarını anlattı.

Şehrin ilkelerini oluşturacaklarını aktaran Karaaslan, “Bu bir envanter çalışması değil, soru sorup cevap alma çalışması değil, bu gerçekten şehrin 3 alandaki röntgenini çekip buna yönelik bir yol haritası belirleme çalışması. Bunun referandum sonrası startını vermeyi düşünüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Geleneksel sanatlarla uğraşanlara verilen sıfır faizli kredinin çağdaş sanatlarla uğraşanlara da verilip verilmeyeceği yönündeki bir soru üzerine Karaaslan, böyle bir tablo varsa bu konuda yeni tedbirler almak gerektiğini söyledi.

Karaaslan, balerinlerin sözleşmeli ve kadrolu istihdam edildiğini, bu konuda iyileştirme yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruyu cevaplandırırken konuyu Bakanlığa bildirdiklerini, bu konuda bir gecede karar verilemeyeceğini, eğitimci olarak iş hayatlarına devam etmeleri için yeni mekanizmaları hayata geçirecek bir çalışma yapacaklarını bildirdi.

Akıllı şehirler konusunda bir çalışma bulunup bulunmadığı sorusuna Karaaslan, Türkiye’nin burada yakaladığı ivmenin önemli olduğunu ama üretici konumunda bulunmak gerektiği yanıtını verdi.

Milli ve yerli üretim konusunda Türkiye’nin artık iddialı olduğunu belirten Karaaslan, “Avrupa ile yaşadığımız bu ortamın, anlaşılabilir olmayan tavrın altında biraz da Türkiye’nin bugün yerli ve milli olma konusunda çok güçlü çıkan bu sesinin etkisi olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

Yurt dışına kaçırılan eserlerin geri getirilmesi konusunda, daha önceki dönemlerde de çalışmalar yapıldığına dikkati çeken Karaaslan, Avrupa ile ilgili yaşanan süreçte aklıselimin galip geleceğini, bu konuların ondan sonra masaya yatırılıp konuşulması gerektiğini kaydetti.